anasayfa altArşiv Bir Kitap Hakkında Her Şey: Ömer İzgeç (2004)

Bir Kitap Hakkında Her Şey: Ömer İzgeç (2004)

e-Posta Yazdır PDF

Bir Kitap Hakkında Her Şey

Bir süre önce konuşma hastalığına yakalanan yetenekli ve şaşırtıcı yazarınız ben Bay K. ‘nın, bir zamanlar susup da neler düşündüğünü ve ne harikalar yaratıp yazdığını merak ediyorsunuzdur diye, şimdi size hepsini göstereceğim. Ben her şeyi düşündüm. Beklersiniz diye büyük sözler de söylemeyi ihmâl etmedim.

Her şey:

İtirafım
Ben bir kitap yazdım. Yazarken bazı bazı kendimi kurgumdan kopmuş, sizi düşünürken buldum. Siz karşımda oturuyordunuz ve ben size yaratım süreçlerinin zevklerinden ve ızdıraplarından, kimi zaman elimde kalemim kendimi ne denli güçsüz, kimi zaman da ne denli kudretli hissettiğimden bahsediyorumdum. Ben ne kadar zekiydim... Ben bir kelime sihirbazıydım ve bazen bir hiçtim. Siz beni ne de hevesle ve de dikkatlice dinliyordunuz. Siz hiçbir şeyi bilmiyordunuz ki; ben, her sabah kalkıp heyecanla, henüz basılmamış romanımın el yazmasının sayfalarını yeniden ve yeniden çevirirken siz nerelerdeydiniz?
Sonra birden kendimi size karşı bir büyük öfkeyle dolmuş, somurturken bulurdum. Oysa siz hiç yoktunuz. Yine yalnız kalan ben, yeniden, kitabımın basıldıktan sonra hakkında yazılıp söylenecekleri, ön kapağının nasıl olacağını ve arka kapağında ne yazacağını düşünürdüm. Hayalperest ben, sizlerin ve kitabım hakkında daha birçok şey düşünürdüm.

Düşündüklerim - Arka kapakta yazılı olan
Üç yaşındayken dünyayı kurtarmış, yedi yaşındayken babasını yitirmiş, on iki savaşta bulunmuş orta yaşlarında bir savaş muhabiri. Aynı zamanda bir Wing Tsun ustası ve o büyük şehrin uğursuz gecelerinin tek sahipleri evsizlerin her gece dinlemekten sıkılmadıkları bir mızıka üstadı: Bay Mavi. Ve en az Bay Mavi kadar tuhaf olan Sair Sokağı’nda birbiri peşisıra işlenen evsiz cinayetleri.
Genç yazar Bay K., şaşırtıcı kurgusu ve bir ilk kitapta alışık olmadığımız ustalıkta kullandığı diliyle, okuyucuları biraz çetrefil bir okumaya, çok şaşırtıcı ve kesinlikle eğlenceli bir polisiye serüvene davet ediyor.
Sair Sokağı Cinayetleri, edebiyatın her şeyden önce bir eğlence olduğunu savunan genç bir yazarın biraz ukalaca, çokça eğlenceli ama her yeni satırında şaşırtıcı olmayı beceren ilk romanı.

Düşündüklerim - Yazar hakkında
1975 yılında A. kentinde doğdu. Metinleri daha önce çeşitli dergilerde yayınlandı. Yazmayı ve hayal kurmayı seviyor. Bu aralar biraz fazla konuştuğu söyleniyor. Sair Sokağı Cinayetleri yazarın ilk romanı.

Düşündüklerim – İlk cümleler
“Üç yaşımda dünyayı kurtardım. Beş yaşımda, dışarıda bardaktan boşanırcasına yağmur yağan bir gecede, gök gürültülerinin sesine uyanıp, dünyanın sonun geldiğini düşünerek korkuyla annemin yanına koştuğumda, zamanın ne kadar hızlı geçiyor olduğunun ve insanın gücünü ne denli çabuk yitirebileceğinin farkına vardım. Dünya kurtarılmak için çok büyük bir hedefti ve evet, ben gücümü yitiriyor, yaşlanıyordum. Yedi yaşıma bastığım gün, o uzun ebeveyn kavgalarının birinin sonunda babam bizi terk ettiğinde, dünyanın kudretli olması dışında başka özellikleri de olduğunu anladım. Dünya son derece karmaşık, huysuz, acımasız ve bildiği bildikti. On yaşımda, asıl acımasız ve karmaşık olanın dünyanın kendisi değil, içinde yaşayanlar olduğunu anladım. Onlarla fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak daha iyi mücadele edebilmek, zihnimle ruhum arasındaki dengeyi kurabilmek için değil de sırf spor olsun diye bu yaşımda bir uzak doğu sporuna başladım. On bir yaşımda, yine zihinsel ve ruhsal gelişimim için gerekli, ivedi ve manidar olduğu için değil de yalnızca annem öyle istedi diye müzik eğitimine başladım. En iyi dostum Toki adındaki köpeğim. Annem şöyle derdi: “Hayvanları sevmeyen insanlardan sakınmalı. Onların ruhları derinlikten yoksundur. Merhamet nedir bilmezler ve gerçekte asla bir şeyi ya da birini sevemezler.” Annemin dediklerini yıllar sonra çok daha iyi anladım. Öfkeli değilim ancak her şeyi kabullenmiş, iyinin içindeki kötüyü ve kötünün içindeki iyiyi görebilen, dingin zihinli, aydınlık yüzlü bir ermişin kucaklayıcı sevgisini hiçbir zaman içimde duyumsayamayacağımı da hissediyorum. İnsanlara güvenmiyorum. Şimdi otuz üç yaşında, on iki büyük savaşta bulunmuş bir savaş muhabiri, üst düzey bir Wing Tsun savaşçısı ve kendi çapında bir mızıkacı olarak yeniden dünyanın kurtarılabileceğine inanıyorum. Sair Sokağı’nda başlayan evsiz cinayetlerinin Lucifer nam bir garib-ül-mahlûkatın bu dünyadaki son çırpınışları olduğunu biliyorum. Eğer bu son kötülüğün önüne geçilirse, insanoğlunun yaratılışından itibaren bulaşıcı bir lanet gibi tüm dünyaya yayılan kötülüğün bir gerievrilmeyle küçüle küçüle sonunda yok olacağını size ispatlayacağım. Sair sokağı...”

Düşündüklerim – Sair Sokağı Cinayetleri hakıında çıkan ilk yorumlar, eleştiriler

“Dilerim ki Sair Sokağı Cinayetleri’ni, kimi genç yazarlarımızı bazen oldukça gaddarca ve haksızca eleştiren, olayı ve kurguyu hâlâ ve ısrarla dışlama eğilimde bulunan kimi muhafazakâr eleştirmenlerimiz ile yazarlarımız da okur. Sair Sokağı Cinayetleri, iyi kurgulanmış, önemli sorunlar üzerine kafa yoran ve bunu emeği gözardı etmeden yapan bir ilk kitap. Genç yazar Bay K.’nın ileriki yıllarda edebiyat dünyamıza yeni bir soluk getireceği açık.”

“Sair Sokağı Cinayetleri’nin çetrefil kurgusu içinde kaybolmamaya çalışırken, belki yazarımızın bizden istediği gibi bir parça “dikkatli olursak”, günümüz edebiyat anlayışının geldiği nokta hakkında önemli ipuçlarına rastlayabiliriz: Kurgu ve olay örgüsü üzerine kurulu, merkezine -bir olgu olarak- insandan ziyade, ilginç olma saplantısını koyan yeni bir edebiyat anlayışı. Ne de olsa, “edebiyatın asıl işlevi eğlendirmektir” diyen bir yazarla karşı karşıyayız. Dostoyevski, Tolstoy ya da Beckett’den hiç şüphem yok, ancak sanıyorum ki kurgunun babaları Asimov, Kafka ve diğerleri de mezarlarında biraz düşünceli olarak tüm bunları gülümseyerek izliyorlardır.”

“Heyecan verici, hep şaşırtıcı, kesinlikle çok zekice.”

“Sair Sokağı Cinayetleri’ni okuduktan sonra tek bir şey düşündüm: Çocukluğundan başlayarak her daim Bay K.’nın yakınlarında bulunmuş birinin ne şanslı olacağını. Şahsına münhasır bir yazarın oluşumuna, saf bir beynin bu satırları yazıncaya kadar geçirdiği evrelere, acılara, sevinçlere; onun okuduğu kitapların, izlediğin filmlerin, oyunların izinde çoşkulu bir yaratım sürecine tanıklık etmek ne mükemmel bir şey olurdu.”

Ve
Zeki, çalışkan ve artık biraz daha geveze yazarınız tüm bunları yazdıktan sonra, artık sizi düşünmeyeceği umuduyla, şimdi uyuyacak.
Ben her şeyi düşündüm.
Sonra, yeniden...

 

altZine'de Gelecek Tema!

altZine'de bir sonraki tema: "Kar". Kar temalı çalışmalarınızı 30 Ocak 2012 tarihine kadar tema@altzine.net adresine gönderebilirsiniz: altTema

gelecek_tema_metamorfoz


takip edin: 1061260918 677166248 rss
177180262
fmag bilgi için tıklayın
Reklam