
(Patricia Highsmith, “Su Kaplumbağası”; içinde: Yabancı Hayvanlar, Der.Murathan Mungan)
Victor, annesi eve girmeden odasının kapısını kapatabilmek için fırladı, kapıyı kapatıp divana uzandı ve ayakucunda duran battaniyeyi üstüne çekti. Uyuduğunu zannederse, onu rahatsız etmezdi. Ama, hiç de umduğu gibi olmadı. Annesi birileriyle konuşarak odasına doğru geliyordu. Hemen arkasından kapı açıldı ve odaya biri erkek sesi olmak üzere iki ses doldu.
-Dememiş miydim? Tembel Vici, yine uyuyor işte. Eminim bütün gün yatmıştır. Vici, hemen kalk o yataktan. Bak kiminle tanıştıracağım seni.
Victor numarasını daha fazla sürdüremezdi. Yavaşça battaniyeyi sıyırdı, başını çıkarıp gelenlere baktı. Annesinin -o zayıf, narin, lepiska saçlı solgun kadının- yanında onun aksine tostoparlak, kısa boylu, tepesi açılmış bir adam vardı.
-Vici, bak bu Danny amca. Hemen kalk ve hoş geldiniz de.
Victor, adamdan ilk bakışta nefret etmişti. Onu daha eve ilk gelişinde getirip odasına sokan annesinden de. Hiç yerinden kıpırdamadan homurtulu bir “merhaba” dedi. Ne yapacağını bilmiyordu doğrusu, yeniden yatsa mı yoksa kalkıp otursa mı. Öyle kalkmakla kalkmamak arasında bir halde kaldı, sonra kendini yeniden yatağa atıp tavana bakmaya başladı.
Adam Vici’ye yaklaştı, divanın yanında dizüstü çökerek yüzünü onun yüzünün hizasına getirdi: "Merhaba Vici.”
Victor, “Adım Victor!” dedi ters bir sesle.
Danny hemen toparlandı.
-Tabii ya, çok afedersin Victor. Aslında benim adım da Daniel, Daniel Simon. Ama, unutmuşum bile bak, sen kendi adını söylemesen, aklıma bile gelmezdi bu.
-Peki Bay Simon, şimdi yalnız kalabilir miyim?
Annesi arkadan “Victor!” diye bağırdı, ama Danny ona dönüp susturdu. Kolay vazgeçeceğe benzemiyordu: Tamam Victor, aslında haklısın, böyle odana apar topar dalmamız çok ayıp. Kusura bakma. Annene hiç rahatsız etmeyelim, dedim ama o kadar ısrar etti ki.
Victor Danny’e gözünü ayırmadan bakıyordu, bu kibarlığı bugüne kadar ne annesinden ne de başkalarından görmüştü. Ama yine de hemen teslim olmadı. Kuru bir sesle, “Önemli değil” dedi.
Danny bir an ne yapacağını bilmez halde odanın ortasında kaldı. Arkadan duyduğu sesle döndü:
-Danny, Victor adına özür dilerim. Gel salona gidelim, yemeğe kadar biraz dinlen.
Danny gülümseyerek Victor’a baktı, “Tanıştığımıza memnun oldum Victor, görüşmek üzere,” diyerek çıktı.
Annesi onu salona yerleştirdikten sonra yeniden Victor’un yanına geldi: Vici, bugün Danny’i yemeğe getireceğimi biliyordun. Bu yaptığın çok ayıp.”
Victor yeniden battaniyeyi üstüne çekip yüzünü duvara dönmüştü.
-Kimseyi istemiyorum. Bu evde kimseyi istemiyorum. Babamı istiyorum ben!
-Vici, biliyorsun,..
-Hayır anne! Babam gelecek! Söz verdi. Hem dün rüyamda gördüm, “Bekle” dedi bana. “Basket maçınıza geleceğim” dedi.
Amy bıkkın bir sesle: “Vici, maça Danny ile geleceğiz, bunu daha önce konuşmuştuk. Sen de kabul etmiştin” dedi.
-Hayır anne! Babam gelip de yanında Danny’i görürse ne yapar? Belki de görünmeden çekip gider ve bir daha hiç gelmez. Babamı kaçırmak mı istiyorsun? Sonsuza kadar…Victor hıçkırarak ağlamaya başladı.
Amy yatağa oturup Victor’a sarıldı: Tamam canım, tamam, nasıl istersen ama lütfen Danny’nin bu akşam yemeğe kalmasına izin ver.
Victor büyük bir insanın yüz ifadesiyle bir süre düşündü, sonra “Tamam ama sadece bu gecelik ve babamın yerine oturmayacak, yemekten sonra da kendi evine gidecek,” dedi. Amy daha fazla zorlamak istemiyordu:
-Teşekkürler canım. Yemek hazır olunca çağırırım.
Salona girdiğinde Danny kanepeye uzanmış, televizyona bakıyordu. Amy hemen yanına gitti: “Danny, düzgün oturur musun? Her an gelebilir!”
Danny doğruldu: “Bu böyle daha ne kadar devam edecek?” Sesinde öfkeden çok üzüntü vardı.
-Hayatım, doktoru duydun. Kazadan sonra yaşadığı travma hem belleğini, hem de psikolojisini etkilemiş. Kesin bir süre veremiyor ama yavaş yavaş düzelecekmiş. Merak etme, her şey yoluna girecek.
-Ama neden, neden ben?
Danny iki eliyle yüzünü kapatarak ağlamaya başladı. Amy ne yapacağını, onu nasıl teselli edeceğini bilemiyordu. Yemeği mi hazırlasın, Victor’la mı ilgilensin, Danny’i mi teselli etsin?
-Bu yaptığımız doğru mu sence Amy? Yani her seferinde Victor’la yeni baştan…
-Biz sadece doktorun dediğini yapıyoruz canım, başka ne yapabiliriz?
-Ama her seferinde oğlumla yeni baştan tanıştırılmaktan bıktım ben! Bir de her akşam o uyuduktan sonra eve hırsız gibi girmekten!






