Etrafimda türlü soytarılıklar yapıyordu. Hoplayıp zıplıyordu. Bense üzeri yosun kaplı bir kaya gibi oradaydim. Kayaydim. Yosunlu. Yüzyıllardır orada ve yüzyıllar sonra da orada olacak. Sabırlı ve yalnız. Etrafimda elini kolunu sallayarak dönüp duruyordu. Gülerek. Bir soytarı gibi. Gülümsemesini görüyordum ve acayip sesler çıkaran ağzını. Konuşuyor muydu? Sanırım bağırıp haykırıyordu. Bir şeye sevinmişti besbelli. Bu tantana bitti sonra. Yoruldu. Üzerine oturup dinleneceği birşey aradı etrafta. Her yer düzlüktü. Üzerine oturabileceği tek kaya bendim. Daha önce farketmemişti beni. Şimdi sakinleşti. Yüzünde o çarpık gülümsemeyle. Az önce üzerinden atlayıp zıpladığını ve arada bir-iki de tekme attığını unuttuğu kayanın orada olduğuna sevinerek geldi üzerime oturdu..



