anasayfa altAtölye Tablo Yatak Odası

Yatak Odası

e-Posta Yazdır PDF

VanGogh_Bedroom_Arles

Aşık olduğunuz kişinin evine ilk gittiğiniz gün çok önemlidir. O’nun aslında nasıl biri olduğunu anlamanızı sağlar. Çok romantik bulduğunuz adamın evinde mum, film izlemeyi seven birinin evinde onlarca film gibi, şimdi bir hayli sığ bulduğum, izler görmeyi beklersiniz. Ben onun evine gitmeyi hep geciktirdim, hayal kırıklığına uğramak istemiyordum. Nazik, duyarlı, duygusal kişiliğini bozacak bir şey görmek beni üzerdi. Şimdi bunların ne kadar saçma, yersiz, çocukça olduğunu biliyorum. O zaman bilemezdim, on sekiz yaşındayken hayat gereğinden fazla saçma değil mi zaten? Gözümde büyüttüğüm, deli gibi sevdiğim adamın evini hep hayal ettim, koltuklarını, yatağını, kitaplarını, gardrobunu, masasını ,gözümün önünde canlandıracağım şekilde en ince ayrıntısına kadar. O yaşlarda insanın hayal kuracak çok zamanı oluyor. Ders çıkışı her zamanki gibi odasına gittim, “bugün bana gidelim sana göstermek istediğim bir tablo var, hem ödevinde de yardımcı olacağını düşünüyorum” dedi. O andan, evin kapısına kadar kalbim deli gibi çarptı. Bana neler anlattığını hatırlamıyorum, rüyada gibiydim. Kapıdan içeri girdik, dar bir antre karşıladı ilk olarak bizi.  Birkaç ayakkabı yerde, bir de şemsiye. Salona girdiğimizde ilk gözüme çarpan oldukça eski bordo kocaman  yumuşak görünümlü, kolçak kısımları hafif yırtılmış, minderlerinde sigara yanıkları olan, koltuk, oldu. Perdeler kirli sarı, ya da kirli, sımsıkı kapalı. Pencerenin karşısında bir kitaplık, bir rafında pikap, beş altı tane plak, duvarda bana bahsettiği tablo. Ortada eski bir sehpa, üzerinde dolmuş küllük, çeşitli boylarda bardaklar. Tabloyu anlatmaya başlarken, banyoya gitmek istediğimi söyledim, evin diğer taraflarını da görmek istiyordum, en azından evin bir yerini, tutturmuş olmalıydım. Banyoya yatak odasından geçiliyordu. Mavi kapıyı açtığımda, yer diğer odalarda olduğu gibi kırmızımsı tahta, duvarlar soluk mor mavimsi,  tek kişilik bir yatak, karyolası sarı ahşap, küçük bir sehpa, baş ucunda tablolar, bir kaç kıyafetin asılı olduğu askı, ayna, iki sandalye, duvarda asılı sararmış bir havlu. Banyoya girmedim, çıktım yanına gittim kendimi iyi hissetmediğimi söyleyip, evden çıktım.  İlişkimiz kısa süre sonra da bitti. Ben mezun oldum, bir daha da ondan haber almadım. Ta ki bu sabah gazeteyi karıştırırken, “öldü” evet böyle yazıyordu, hastalığı ilerlemiş ve ölmüş, odasında. Aklıma odası geldi, sonra benim hayal ettiğim “saçma rüya oda”yı düşündüm. Gülümsedim, hatta kendimi tutamayıp,  kocaman bir kahkaha attım.

 

Nevra İlhan Pazar, 16 Ocak 2011 tarihinden beri altZine'dedir.



Yazarın altZine'deki diğer işleri için tıklayın:

altZine'de Gelecek Tema!

altZine'de bir sonraki tema: "Diş". Diş temalı çalışmalarınızı 30 Mayıs 2012 tarihine kadar tema@altzine.net adresine gönderebilirsiniz: altTema

gelecek_tema_metamorfoz


takip edin: 1061260918 677166248 rss
177180262
British Council Türkiye: Genç Yaratıcı Girişimciler için Dijital Yayıncılık Semineri ve Eğitimi
Reklam
altKitap için tıklayın
Reklam
fmag bilgi için tıklayın
Reklam