"Anlayışınız için teşekkür ederiz / Thank you for your understanding" başlıklı II. Uluslararası Antakya Bienali 15 Ekim 2010 tarihinde başladı. 20 Kasım 2010’a kadar izlenebilecek olan bienalin ana dramaturjik çerçevesini oluşturan "Anlayışınız için teşekkür ederiz / Thank you for your understanding" Simon Kentgens’e ait kamusal alanda bir yerleştirme. Bienal genel anlamda hem sergide, hem de şehirde kamu olarak yer alabileceğimiz ortak bir zemin bulma olanağını/olanaksızlığını araştırıyor[1]. Serginin küratörlüğünü Arzu Yayıntaş ve Dessislava Dimova, genel koordinatörlüğünü Elif Obdan üstleniyor.
Çağdaş Sanatla Dönüşen Mekânlar
Antakya Bienali’nin ana sergi alanı, Antim İş Merkezi Mobilyacılar çarşısının içinde bir dükkân. Sanat eserlerinin sergilenmesi için güçlükle bulunmuş olan bu dükkân çağdaş sanatın gündelik mekânları sanat alanlarına dönüştürmesine de güzel bir örnek oluşturuyor.
Sergi Mekânından Görüntüler

Sergi mekânında gerçekleşen açılışta konuşma yapan Küratör Arzu Yayıntaş, arkada Dessislava Dimova ve Elif Obdan gözüküyor.

Güneş Terkol’un, eşleri Suudi Arabistan’a çalışmaya giden Antakyalı kadınlarla gerçekleştirdiği çalışma.

Macide Yalçınkaya ve Zehra Güzel tarafından gerçekleştirilen “Aramızda Kim Var?” isimli performansta Antakya’da yaşayan ve Arapça ile Türkçe arasında kalmış olan bir genç kızın yazdığı mektubu şehrin farklı yerlerine göndererek bu yolla derdini anlatmaya çalışmasını izliyoruz.
Kamusal Alanın kapsayıcılığı
Antakya Bienali kavramsal çerçevesini, kamusal alan ve bu alanların halkla ilişkisi üzerine kuruyor. Bu durumda da kamusal mekânlarda yapılan performanslar ve kamusal alandaki yerleştirmeler bienalin ana odak noktasını oluşturuyor. Bunlardan biri olan “Mozaik Pasta” performansını sanatçısı Işıl Eğrikavuk’la konuştuk.

Işıl Eğrikavuk’un “Mozaik Pasta” performansı Antim İş Merkezi, Arkeoloji Müzesi önü ve Antakya Parkı olmak üzere üç farklı mekânda gerçekleşti. Antakya’nın en büyük zenginliği olan mozaiklerin el birliğiyle yok edildiğinin altını çizen performans, halk tarafından ilgiyle izlendi. Performansı gerçekleştiren oyuncular mozaikleri canladırdılar.

Diğer bir kamusal alan yerleştirmesi olan Nalan Yırtmaç’ın “Çocuklar Silahlı” isimli çalışması, Leban Kafe yan duvarı, Gazipaşa Caddesi No: 5, Ortodoks Kilisesi yanında görülebilir.
Antakya Bienali’ni 20 Kasım’a kadar görmek için Antakya’ya bir uçak bileti almanız yeterli olacaktır. [2] Bu vesileyle kendinize çevreyi gezme şansı da yaratabilirsiniz.
[1] http://www.antakyabienali.org/tr/concept.html
[2] Açıkçası otobüsü tavsiye edemeyeceğim. Çünkü sefer ekspres bile olsa yol on beş saatten fazla sürüyor. Hele yolda uyuyamayanlar için özellikle İstanbul’a dönüş yolculuğu sıkıntılı olabilir. Çünkü bildiğimiz İstanbul manzaraları; seyrek servisler ve trafik dönüşte sizleri bekliyor olacak.






