"fmag: içerik platformu" atölyeleri kapsamında düzenlediğimiz “Chat'le diyalog oluşturma" atölyesine ikişerli gruplardan altı kişi katıldı. Canlandırılacak karakterlere ve o anda içinde bulundukları duruma ait yönlendirici bilgiler her iki tarafa ve takibi kolaylaştırmak amacıyla izleyicilere sunuldu. Her karaktere ait önceden belirlediğimiz gizli hedefler sadece karakteri canlandıracak kişiye verildi. Verilen bilgilerin diyalogu başlatmak için birer çıkış noktası olduğu, katılımcıların bu bilgilere bağlı kalmak zorunda olmadıkları belirtildi. Yaklaşık 5-10 dk. süren her bir doğaçlama "chat" aktivitesi ekrandan izleyicilere anında yansıtıldı.
1- Chat odası: “Düğün-dernek”
Emre. Yaş: 24. Reklamcı. Kendinden iki yaş büyük kuzeninin düğününde kendisinden konuşma yapması istenmiş. Düğün bu akşam ama henüz konuşma hazırlamamış. Düğünlerden hoşlanmadığı gibi topluluk önünde konuşmaktan da çekiniyor.
Sevim. Yaş: 63 Eski bir İstanbul hanımefendisi. General kocası yeni vefat etmiş. Sinirli bir mizacı var. Tek kızı bir Almanla evlenip boşandıktan sonra Türkiye’ye dönmüş. Torunları hâlâ yurtdışında, yaz tatillerinde geliyorlar. Chat yapmayı öğrenmiş, torunları ona “çılgın anneanne” lakabını takmış.
Emre’nin hedefi: Kuzeninin düğününde nasıl bir konuşma yapması gerektiğini öğrenmek.
Sevim’in hedefi: Torunlarını İstanbul’a yerleşmeye ikna etmek için onlara İstanbul’dan bir koca adayı bulmak.
Sevim: Merhabalar
Emre: asl?
Sevim: efendim?
Emre: yaş diyorum
Sevim: ne yapacaksın yaşımı senin tevellütün kaç?
Emre: tevellüt?
Sevim: doğum tarihi diyorum?
Emre: 24 yaşındayım
Sevim: pek gençmişsin. ne işle meşgulsün evladım?
Emre: az sonra bir düğüne gideceğim ben
reklamcıyım
Sevim: öyle mi. kimin düğününe gideceksin?
Emre: kuzenimin
konuşma yapmamı istediler ama ne denir bilmiyorum
sıkıcı biraz
Sevim: düğünde konuşma mı yapacaksın?... bu gibi durumlarda mesut bahtiyar ömür dilenir.
Emre: hmm
Sevim: mesut bahtiyar
Emre: aynı yastıkta kocasınlar filan?
Sevim: tabii. onu da söylemek lazım.... peki sen nerede yaşıyorsun?
Emre: istanbul
Sevim: ah ne tesadüf? ben de istanbulda oturuyorum? kızım da burada birlikte yaşayıp gidiyoruz.
önceden almanyadaydı
Emre: ben de bulundum almanyada
güzel yer
Sevim: ah öyle mi? şaşırdım işte şimdi. kader bu olsa gerek
Emre: kızınız niçin almanyadaydı?
Sevim: yanlış seçimler çocuğum. söz dinletemedik. evlendi orada bir almanla. olmadı besbelli bir şey. çocukları kaldı orada. güzlim kızım bu yaşta mutsuz oldu
Emre: çokgeçmiş olsu
n
birlikte mi oturuyorsunuz
Sevim: çok güzeldir yeşil gözlü uzun boylu. işi gücü de yerinde. ne de olsa dil de bilior. hepm güzel hem de varlık durumu iyi anlayacağın. ama işte kısmet
evet evet birlikte oturuyoruz. dizimin dibinde artık söz dinliyor
Emre: anlıyorum
Sevim: ne diyorsun bu işe.
Emre: evlilik filan korkutucu şeyler tabi
düğün konuşmasıdan bile korkuyorum
Sevim: sevgilin var mı ?
Emre: yok
işe güce zaman ayırmaktan
vakit kalmıyor
Sevim: olsa isterdin velnemk her genç ister
Emre: ben şu düğün konuşmaswıı yapayım baka bir şey istemiyoum aslında
Sevim: ben sana düğün konuşması hazırlarım. ama sen de bunun karşılığında bana gelip bir kahve içebilirsin
hep konuşuruz şurdan burdan
hem
Emre: olur tabi
o zaman düğün konuşmam sizden
ben hazırlanıyorum gidip
bir şeyler yazarsanız sevinirim
Sevim: nerede oturuyorsun? yakınsa hemen gelip yazıyı benden alırsın
yazdım bil
Emre: şişli
Sevim: oooo tamam ben de osmanbeydeyim
Emre: metroyla gideceğim zaten tabi olur
siz adres verin isterseniz
sevim hanımteyze
Sevim: ? Sokak... 14. numara 2. numaralı daire Selvi apt
Emre: tamam orada olacağım yarım saate
görüşmek üzere
Sevim: tamam bekliyoruuuum
Emre: kib bye
Sevim: öyle olsun
2- Chat odası: “Arkadaş-Ortak”
Müşteri arabasını tamirden almak için OtoSerkan’a geldiğinde Audi marka arabasının tamirinde gereğinden fazla masraf yapılmış olduğunu fark eder, çırak Cengiz ve Serkan’ı azarladıktan sonra ertesi gün geleceğini ve bu durumun telafi edilmesi gerektiğini söyleyerek yanlarından ayrılır.
Serkan. Yaş 33. Kaportacı. Şüpheci. Cengiz’den evvelki çırağı müşterinin arabası ile dolaştığı gerekçesiyle işten çıkarmış.
Cengiz, çırak. Yaş, 24. Saf ve temiz görünümlü. Komplo teorilerine meraklı, zeki.
Serkan’ın hedefi: Yanında çalışan çırağı bu bahane ile işten atıp, daha ucuza yeni bir çırak işe almak.
Cengiz’in hedefi: Canan, portföyündeki bir apartmanın giriş ve depo katını Serkan’a kiralamak için çırak ile anlaşmıştır, Serkan ustasını ikna edebilirse komisyon alacaktır.
Cengiz: merhaba ustacım
SerkanUsta: merhaba cengiz
cengiz ne diyor bu adam?
Cengiz: ne diycek, hesapta fazla para istemişiz falan
SerkanUsta: nası yani oglum o ne istiyosa yapmadın mı?
Cengiz: ya yaptım tabii de, değiştirdiğimiz parça bizde yoktu, komşu tamirciden aldım
SerkanUsta: bana sorduğunu hatırlamıyorum
kafana göre ne diye is yapiyosun
Cengiz: abi zaten daha önce sen de öyle yapmıştın...
aslında bizim dükkan biraz daha büyük olsa...
SerkanUsta: adam gelmiş bizi fırçalıyor sana dükkan büyük olsa diyosun ben yaptıysam yaptım sana noluyo ki
Cengiz: abi yani dükkan büyük olsa, yedek parçaları depolayabiliriz... bak kaç yıldır burdasın, sıkılmadın mı bu ufacık yerden?
SerkanUsta: sayende sıkılmaya fırsat kalmadan tası tarağı toplayıp kapatmam gerekecek hep zarara sokuyosun beni yarın adam geldiğinde ne yapacağız hiç düşündün mu?
Cengiz: sen merak etme, ben yarını kurtarırım.... ama sen bizim Canan ablayı hatırladın mı? hani şu emlakçı Canan.
SerkanUsta: oğlum sen beni delirtmek istiyosun herhalde her seferinde pisliğini temizlemekten bıktım senin
bıktım
canan da dolandırıcının teki bilmiyormuşsun gibi konuşma
Cengiz: aman abi günahını alma kadının... hem seni çok sever o...
geçen gün şey dediydi...
elinde çok güzel bir yer varmış...
SerkanUsta: cengiz bak oğlum
senden ve davranışlarından hiç memnun değilim
her seferinde isimi zora sokuyosun müşteriler isinden memnun değil
ama ağzından canandan başka laf çıkmıyor
aşık mısın nesin anlamadım
ama evlenme planı falan yapıyorsan bence yavaş yavaş is bakmaya başla
Cengiz: abi şimdi bu dükkan için saçımı süpürge ettim diycem olmayacak,
ben valla çok çalışıyorum da sen benim değerimi bilmiyosun
SerkanUsta: calisiyosun ama bosa calisiyosun beni zarara sokuyosun
adımı da kötüye cıkarıyosun
bi de üstüne
canandan başka şeyden bahsetmiyorsun
benden bu kadar artık
bu zamana dek seni
ama yeter artik
Cengiz: ama abi Canan abla dedi ki...
SerkanUsta: canan ablana da sana da
başlatma artık
topla flını fırtını cananın yanına git
bence tamirciden iyi emlakcı olucan sen
Cengiz: oldu tabii emlakçının yanında tamirci çırağı....
Cem Karaca haklıymış...
SerkanUsta: tamircinin yanındaki de amirci çırağı diil ki
Cengiz: tamirci çırağı diyorum
SerkanUsta: tamir yapabiliyo musun?
yapiyosun da ne oluyo hep zarar hep ziyan
Cengiz: asıl ben senin arkanı topluyorum...
SerkanUsta: her seferinde tamam dedim dur dedim
kendine gel lafını bil cengiz
Cengiz: avuç içi kadar dükkanda parça olmayınca elalemden alıp geliyorum
SerkanUsta: hooop oglum
Cengiz: teşekkür edeceğine
SerkanUsta: ustana sormadan is yapiyosun
Cengiz: dükkanı büyütelim deyince teşekkür etmen lazımken
SerkanUsta: bundan sonra seni burada gerek istemiyoum
Cengiz: sen ne diyorsun abi...
SerkanUsta: zararına çalışır olduk sayende yeter artık
herkes kendi yoluna
3- Chat odası: “İş”
Melahat. Yaş: 27. Manikürcü. Sabırsız. Sabah gitmesi gereken ilk randevuyu kaçırıyor. İkinci randevusu öğleden sonra olduğundan biraz chat yapmaya karar veriyor.
Hilmi. Dükkân sahibi. Bekâr. Amcaoğlu dördüncü kattan kendini atarak intihara teşebbüs etmiş, hastaneden hava almak için çıkıp köşedeki internet kafeye girmiş.
Melahat Hedef: Müşterilerin ayağına gitmekten sıkılmış, kendine ait bir yer açmak istiyor.
Hilmi Hedef: Melahat’i onunla buluşmaya ikna etmeye çalışacak.
MEL: selam
Ezel78: selam
nickinin anlamı ne
ezel78?
MEL: ismimin kısatması
Ezel78: melis?
MEL: hayır
Ezel78: ne?
MEL: melahat
Ezel78: o da güzel isim.
benim de nikim ezel78 ama adım hilmi
arkadaşlar
beni ezele benzetirler de
MEL: hmmm
Ezel78: çalışıyor musun?
öğrenci misin?
MEL: evet çalışıyorum ,
manikür yapıyorum
sen ,
Ezel78: çok güzel..
ben de şahbaz möble sarayının sahibiyim
belki
görmüşsündür e-5 kenarında kartalda
MEL: hayır görmedim
anadolu yakasını pek bilmiyorum ,
Ezel78: zaten burada otursan kesin görürdün
öyle bir dükkan yani.
Zaten o yüzden dükkan değil saray dedik.
MEL: etkilendim doğrusu
nasıl oluyor bu işler
miras falan mı kaldı bu saray
Ezel78: ayıptır söylemesi miras değil alınteri
Bugünlere kolay gelmedik.
bütün aile benim çabamla buralara geldi.
MEL: yine de zor yani
ne bileyim bu zamanda,
Ezel78: bi suru akrabaya da istihdam da cabası
Kafaya koydum mu yapparim ben.
MEL: iyiymiş doğrusu
Ezel78: ama bak allah seni inandırsın yine yaranamazsın.
misal
bizim amcaoğlu gerzek salih kendini camdan atmış, simdi hastanedeyim
acılıyım anlayacağın
MEL: allah allah geçmiş olsun
iyi mi bari durumu şu an
Ezel78: iyi iyi... tas kafa olduğu için pek birşey olmamış
ama akılsız. ben söyleyeyim.
sen git gül gibi kız arkadaşının üstüne başka kızla görüş
sona kız bunu öğrenince seni bıraksın
sen de kendini camdan ay
at
benim güzel bi kız arkadaşım olsa
onu asla aldatmam
duygusalım da yani
MEL: öyle olması gerek tabi
Ezel78: yani anam hep der
Bu devirde hem çalışkan, hem duygusal hem de is güç sahibi
bulmak kolay değil..
hele bir de kenan imirzaliogluna benziyorsa
sen bekar mısın?
MEL: merak ettim seni doğrusu
evet
çalışıyorum
çok yoruluyorum
kendi yerim de yok ,
Ezel78: valla senin işin de zor..
simdi yeri değil ama
ben evlensem
yemem yediririm
içmem içiririm
ama yine de karımın elini
soğuk sudan sıcak suya sokturmam
MEL: ne güzel . şanslı kadın olur o zaman
senin eşin
Ezel78: inşallah... benim de o konuda sansım pek olmadı
bugüne dek..
ta ki az önce bu odaya girene kadar.
çat odasına yani
MEL: allah allah
bişeyler oldu da ben mi kaçırdım
Ezel78: iş güç-eş dost akraba biliyorsun.
bir saray yapmak kolay değil…
yani diyorum ki
işten vakit olmuyor
kızlarla pardon
bayanlarla pek tanışamıyorum
bu gerzek amcaoğlunun hastalığı vesile oldu
derler ya hayırlısı diye
MEL: evet
olur bazen öyle
senin evlenmeyi istediğin gibi ,
doğrusu ben de kendi işimin sahibi olmak
bi kuaför salonum
güzellik salonum falan olsun istiyorum
meselaa,
Ezel78: belli ki siz de iyi kalpli, güzel bir bayansınız.. çalışkansınız. daha iyi yerlerde olmayı hakediyorsunuz
ama şans lazım.. şöyle varlıklı bir es mesela
di mi
MEL: kim bilir kısmet işte
öyle herhalde şu saatten sonra
Ezel78: simdi damdan düşer gibi olacak ama hastaneden çağırıyorlar..vaktim yok.. acaba isten kaçta çıkıyorsun melahat
bir cay bahçesinde devam etsek sohbetimize
MEL: olabilir 7 gibi bitiyor işim
taksim meydanda buluşabiliriz,
Ezel78: hiç zahmet etme
ben seni is çıkışından alayım arabamla
üşümeni istemem
kırmızı opelim var
MEL: peki olur
Ezel78: anlaştık
saat 7de görüşürüz.






