|
altMetin, ay içinde çeşitli defalar güncellenir. Konu ya da temadan bağımsız, kurmaca içeren metinler, çevirilerle katılabilirsiniz.
|
Günahı ve sevabı birbirine bağlayan kambur bir meridyenin üzerine kurulu bu şehrin yukarıdan bakınca görünmeyen yanları, röntgeni çekildiği anda hasarlı olduğu anlaşılacak organları var. Ne yazık ki, şimdi ben de onlardan...
|
Havanın küskün olduğu bir sonbahar günü yerini yavaş yavaş akşama bırakıyordu. Mesai saati bitmiş, insanlar birbirlerine isteyerek ya da istemeyerek, öğretilmiş alışkanlıkla “iyi akşamlar” deyip kendi yaşamlarına devam...
"Ömrüm bir oduna benziyor. Ocaktan düşen bir oduna: öteki odunların ateşinde kavrulmuş, kömürleşmiş, ama ne yanmış, ne olduğu gibi kalmış bir oduna."
Sadık Hidayet, Kör Baykuş
Dursam. Hissiz. Hareketsiz. Çabasız…...
Hatırladığım, kötü bakışlar, azarlayıcı sözler ve uzakta duran uzun zayıf buz gibi sessiz bedeniydi. Saçlarını tam hatırlayamıyorum. Sanırım kahverengi; biraz uzun ve dalgalıydı. Gölgeler hatırlıyorum yüzüne vuran...
|
“Tersse ters... Hani midem bulanıyor desen tamam, anlarım. Madem tutmuyor, o zaman nedir derdin?” --- “Hoşuma gitmiyor ters gitmek. Midem bulanmıyor ama başka bir şeyler oluyor, ya da olacak, huylanıyorum. Ne dedi anonsta?”---...
Fantezilerim kurtuluşum muydu benim? Bilemiyorum. Sude huysuzluk yapmasaydı o filme girmemiştik ve ben Branca’yı hatırlamıyordum belki de.
- Yürüyüş yapalım.
- Olmaz, ayağımda topuklular var.
- Yemeğe gidelim.
- Kalsın, kilo...
Yine kırdık birbirimizi Marko’yla. Büyük kavga koptu bu kez. Boşanma öncesi nefret krizleri gibiydi. Buz gibi beyaz kalebodurun üstüne iki küçük saksı toprak serilmiş, desenli desenli yatıyor. Boş saksılar da eşlikçileri...
|
|
|
|
|
|
|
1 / 15 |