
Elimdeki taşı bıraktım; yeryüzü taşa doğru yükseldi.”
PM.
Otuz yedi Nisan 2567 tarihinde yani eski takvime göre bundan bir sonraki yıl dünyanın birinci gününde evrende varolmaya başlayan sondan bir sonraki insan istisnai bir biçimde yaşam alanına ilk adımını attı. Gezegendeki bütün bardakların yarıya kadar boş olduğu bir gün kendisini sürdürmeye devam ediyordu.
Yirmi yedi derece doğu stetoskoplarında beliren olağan bir durumla dip-bölge Şadokları’nın yeryüzü yatırımları aynı eylem-birimsel düzleme yerleştiği anda, düşünememe durumunu sürdüren tüm canlılardan ayrılan bu varlık, istisnai bir biçimde titreşim üretimi ve yeniden-üretimine girişerek ve semantik eğilim içermeyen tek düze ses dizilerini etrafında varolan azot yoğunluklu sonsuz-küçük birimlerle ilişkilendirerek, varolmama durumunun sonlandığına işaret eden işitsel bir göstergeyle ontolojik alana dâhil olmaya başladı. Bu durum yüzyıllar boyunca bitmeye devam etti. Böylece söz konusu i ne se a ve ne burada yazılanların konusu olmaktan çıktı ve evrende varolmaya başlayan sondan bir sonrakinden bir sonraki insan yaşama sırasını devraldı.
2566




