anasayfa altTema Bellek Zaman, Sigara ve Alkol

Zaman, Sigara ve Alkol

e-Posta Yazdır PDF

“Yedi kişilerdi memur bey. Saat gece on biri çeyrek geçiyordu. Profesör Doktor Ümit G. Sokağından koşarak üstümüze doğru geldiler. En uzunları en öndeydi. Boyu bir doksan vardı, tıknaz bir adamdı. ‘Burada seyyar satıcısı, sokak çalgıcısı, hippisi, ibnesi istemiyoruz ulan!’ diye bağırdı ve cd satan Cevdet arkadaşımızın tezgahını yere döktü. Tam hareketlenecektim ki; bir başkası benim gitar kutuma tekme attı. Hepsi birer arkadaşımıza saldırmıştı. Ben sinirlendim ve ‘Ekmek tekneme dokunmayın!’ dedim. En uzunları, cd tezgahını döken, benim yanıma geldi ve bana kafa attı. Sonra ben yere düşünce benim gitar kutuma tekme atan adamla beraber beni tekmelediler. Sonra da ‘Bir daha burada tezgah açarsanız sonunuz şu yerde yatan ibne gibi olur ulan!’ diye, diğer arkadaşları tehdit ettiler ve gittiler. Ben de 155’i arayarak durumu ihbar ettim. Şikayetçiyim.”

 

6 ay, 193 paket sigara ve 70 litre bira, sonrası.

 

“Yedi kişilerdi savcı bey. Saat gece on bir buçuk gibiydi. Prof Doktor Ümit G. Sokağından koşarak ve bağırarak üzerimize geldiler. En uzunları liderleri gibiydi. Boyu iki metreye yakındı. ‘Bu sokak bizim. Bu sokakta kimse tezgah açmayacak ulan!’ dedi ve bir arkadaşımızın tezgahını yıktı. Sonra ben de ‘Ekmek teknemize dokunmayın’ dedim. Bunun üzerine uzun boylu adam ve bir adamı üzerime yürüdü ve gitar kutumu tekmelediler. Diğerleri de, diğer tezgahları yıktılar. Uzun boylu adam bana kafa attı ve yere düşünce karnıma ve sırtıma tekme attılar. Birkaç dakika sonra ‘Bir daha buraya tezgah açarsanız sonunuz şu yerde yaran ibne gibi olur ulan!’ dediler ve gittiler. Ben de 155’i arayıp ihbar ettim. Şikayetçiyim.”

 

4 yıl, 1044 paket sigara, 143 litre bira, 100 litre rakı ve bir büyük hüzün sonrası.

 

“Yedi, sekiz dişi vardılar ağabeycim. Gecenin körü. Profesör Ümit sokağından koşarak üstümüze geldiler. En önde iki metreden boyu olan ayı gibi biri var. ‘Buraya tezgah açanın anasının, bacısının… ‘ diye çok büyük küfür etti. Sonra gelip benim gitar kutumu tekme attı şerefsizin evladı. Benim kafam attı tabii, ‘Ekmek teknem ulan benim o gitar şerefsiz’ dedim ve daldım adama. Bir anda sekiz kişi etrafımı sardı. Tutular beni, o uzun şerefsiz de bana kafa attı. Ben tabii hâlâ bağırıp, sövüyorum. Baktılar ben duracak gibi değilim, beni yere düşürüp dakikalarca tekmelediler, sonra da kaçtılar. Ben polisi aramayacaktım ama diğer tezgah açan arkadaşlar aramış, dava falan açıldı ama hiçbir şey olmadı… Garson bir küçük daha aç aslanım!”

 

15 yıl, 3500 paket sigara, 440 litre bira, 821 litre rakı, iki büyük hüzün ve yıllar süren kaybetmişlik hissi, sonrası.

 

“Sekiz, on kişi vardılar çocuklar. O zaman sokakta gitar çalarak para kazanıyorum. Profesör Bilmembirşey sokağından aşağı doğru koşarak geldi bunlar. Ağza alınmayacak küfürler ederek bizi kovmaya çalıştılar ve arkadaşların tezgahlarını yıktılar, benimde gitarımı tekmelediler. Ben ekmek tekneme tek atılınca çıldırdım tabii. Bir anda tekme atana bir yumruk attım ve ‘Ekmeğime dokundurtmam ulan!’ diye bağırdım. Bir anda ortamı buz kesti. Ben tabii cesaretlendim ve bunların üzerine yürümeye başladım. Ben yürüdükçe bunlar geri adım attılar. Sonra da topuklayıp kaçtılar. Biri de polisi aramış, karakol mahkeme uğraştık ama bir şey de olmadı. Siz, siz olun hakkınızı yedirtmeyin çocuklar… Hanım bir çay koy da içelim ya”

 

40 yıl, 5000 paket sigara, 440 litre bira 1000 litre rakı. Sekiz büyük hüzün, bir anjiyo, bir baypas ve biraz düzenli, biraz savruk geçmiş bir ömür sonrası.

 

“On, on iki kişi vardılar çocuklar. O zamanlar hippi gibiyim, uzun saç, kulakta küpe sokakta gitar çalarak para kazanıyorum. Üst sokaktan bunlar koşarak geldiler ve ‘Burada hippiler istemiyoruz, sokakta kimse gitar çalmayacak ulan!’ diye bağırdılar. Benim tabii tepem attı hemen. ‘Kimsiniz ulan siz’, diye bağırdım ve üzerlerine doğru yürümeye başladım. Bunların liderleri iki metre boyunda ayı gibi bir adam. Geçtim bunun önüne ve yakasından tutup bir kafa attım. Bu tabii kafayı yediği gibi yıkıldı izbandut. Diğerlerine baktım ve dedim ki, ‘Bir daha sizi buralarda görürsem karışmam şu yerde yatandan daha beter yaparım. Defolun gidin.’ Yerde yatan arkadaşlarını alıp gittiler. O günden sonra da kimse karışmadaki tabii dedenize. Yıllarca gitar çalıp para kazandım… Babanız olacak adama söyleyin arada getirsin sizi.”

 

 

Abdullah Barış Küçükbabuccu Perşembe, 30 Eylül 2010 tarihinden beri altZine'dedir.



Yazarın altZine'deki diğer işleri için tıklayın:

altZine'de Gelecek Tema!

altZine'de bir sonraki tema: "Diş". Diş temalı çalışmalarınızı 30 Mayıs 2012 tarihine kadar tema@altzine.net adresine gönderebilirsiniz: altTema

gelecek_tema_metamorfoz


takip edin: 1061260918 677166248 rss
177180262
British Council Türkiye: Genç Yaratıcı Girişimciler için Dijital Yayıncılık Semineri ve Eğitimi
Reklam
altKitap için tıklayın
Reklam
fmag bilgi için tıklayın
Reklam