anasayfa altTema Çıplak Kadın Acıkırsa

Kadın Acıkırsa

e-Posta Yazdır PDF

Her şeyden bir şey pişirebileceğini düşündü Züleyha Hanım. Usulca kaldırdı başını yastıktan, yanında uzanmış yatan anadan üryan kocasını hamarat bir ev hanımı gözüyle şöyle bir süzdü. Mesela memelerinden ayva tatlısı.

Malzemeler:

İki adet olgun erkek memesi

Bir adet sulu armut

Dört servis kaşığı toz şeker

Kaymak

Üç yemek kaşığı öğütülmüş antep fıstığı

Ellerini mayışmış yatan kocasının memeleri üzerinde gezdirince parmaklarını dalayan kıllar canını sıktı.

Meme çevresindeki istenmeyen tüyleri bir çakmak yardımıyla ütüleyin.

Yeniyetme bir genç kızken yazları karpuz bostanlarında tıkır tıkır ermiş karpuz seçtiği günleri hatırladı. Karpuz kesme mevsimi geldi mi ailecek römorka doluşup kargalar bokunu yemeden varırlardı tarlaya. Dedesinden öğrenmişti hangi karpuz kesilebilir, hangi karpuzun vakti gelmemiş. Kimisi vakitlice erginleşir, kimisi güneşin kavurucu elleri altına besiye yatırılırdı. Yüzüklü parmakları arasına aldığı memeyi şöyle bir çekti. Olmuş bu meme, bostan vakti.

Keskin bir bıçak yardımıyla memeleri yanlamasına keserek erkeğin göğsünden çıkarın. Taze meme bulamamanız halinde aktarlardan edineceğiniz kurutulup poşetlenmiş erkek memelerinden kullanabilirsiniz.

Sonra armutu ikiye bölüp çekirdeklerini çıkarırım. Üzerlerine birer avuç toz şeker kondurup tencereye dizerim. Bol su eklerim, bırakırım kaynasın. Kısık ateşte. Yumuşayıp nar rengine gelince alırım ocaktan. Bu arada memeleri limonlu vanilyalı ılık suda bekletmiş olurum. Dizerim ayvaları yayvan bir cam tabağa. Süzerim suyunu memelerin. Hooop yerleştiririm bir memeyi armudun bir yarısına. Öbürünü öbür yarısına. Sürerim fırına. Yirmi dakikalığına. Kaymakla süslerim sonra. Üzerine de fıstık serptim mi yeme de yat bakalım yanında, kolaysa.

Dilini dudakları üzerinde gezdirerek baktı kocasının düğme uçlu ergin memelerine. Sokulup emmek istedi. Limon vanilya tadı diline değince içi bir hoş oldu. Koşsa kapsa bıçağı. Yanlamasına. Ama önce ütülemek gerek şu kılları. Elini usulca kocasının bel bağına doğru indiriken ortadaki çukurda durdu. Kırmızı bir ışık aldı gözünü. Ortada kuyu var yandan geç der gibi kıpkırmızı bir ışık çakmıştı. Ne olduysa o an oldu. Ayva tatlısını unutuverdi. Kocasının yağlı göbeği ve kuyu gibi derin göbek deliği aklını başından aldı Züleyha Hanımın. Mesela göbeğinden etli dolma.

Malzemeler:

Bir adet yağlı erkek göbeği

Alabildiği kadar pirinç

İki yemek kaşığı zeytin yağı

Küçük boy bir soğan

İki çay kaşığı salça

100 gr kıyma

Biradet domates

Tuz, karabiber, kimyon

Yüzük parmağını kocasının göbek deliğine daldırdı. Gördü ki parmağını bütün bütün sokabiliyor, iki fincan pirinç anca yetecek.Lop lop eline gelen göbek yağlarını görünce zeytin yağına gerek olmadığına karar verdi. Bu göbek kendi yağıyla da kavrulurdu.

Kullanacağınız pirinç miktarı göbek deliğinin derinliğine göre değişecektir. Genelde erkek göbek deliği en az yarım fincan pirinç alabilecek derinliktedir. Deliği enlemesine genişletmek için üç parmağınızla ağzını yayvanlaştırmaya çalışın. Böylece pirinçleri göbek deliğine boca etmek de kolaylaşacaktır.

Malzemeleri bir kapta yoğursam. Hazırladığım içi göbek deliğine boca etsem. Yalnız malzemelerle birleşince iki fincan pirinç çok gelebilir. Eh fazla iç hazırladıysam dipfrizde saklarım. Bir dahaki dolmaya hazır malzeme.

Boğum boğum parmaklarını kocasının göbeğinde gezdirirken yine kıllara takıldı aklı. Göbeği de ütülemeli. Bahtına kıl yumağı gibi bir adam düşmüştü. Ayak parmaklarına kaydı gözü. Parmakları bile kıllıydı. İri baş parmağı ise tam ızgaralık. Mesela ayak baş parmağından teriyaki soslu ızgara.

Malzemeler:

İrilerinden iki adet erkek ayak baş parmağı

Teriyaki sos

Bir adet yumurta

 

Teriyaki sosu artık her markette bulabilirsiniz demişti yemek programını sunan kadın. Züleyha Hanım bakmış, bulamamıştı. Olsundu, bir daha bakardı. Eğilip kocasının ayak parmaklarını inceledi. Baş parmağı ızgaralık, diğerleri kuşbaşı et. Mantarları sote etsem, kabak, soğan, domates.  Baharatını da kararınca atsam. Engel olamadı, ağzı sulandı. Kalkıp mutfağa gitse, bir şeyler atıştırsa. Talihsiz kadındı Züleyha Hanım. Su içse yarıyordu. Mutfak gezmesinden vazgeçti. O sıra huylanıp gözlerini açmıştı kocası. Ayak ucunda parmaklarına dalmış gitmiş karısını görünce,

‘’Kalk yap banyonu da ışığı kapatıp uyu’’ dedi.

Acaba kocasıyla değil de başka bir adamla evlenmiş olsaydı, mesela Zeynep Hanım’ın kocası Rıfat Beyle evli olsalardı, Rıfat Bey de ne zaman yatıp ne zaman kalkması gerektiğini söyler miydi Züleyha Hanıma? Peki ya Rıfat Bey de kıllı bir adam mıydı? Akşam gezmesine geldiklerinde el sıkışırlarken dikkat etmişti Züleyha Hanım. El parmakları çok da kıllı değildi. Peki ya memeleri? Göbeği? Ayak parmakları? Çoluk çocuğa karışmış, çeyizini alıp kaçacak yaşı geçmişti Züleyha Hanım. Kıllıysa bile Rıfat Beyle kaçmış olmayı tecih ederdi. Rıfat Beyin bir nasılsınız deyişi vardı ki dün yaptığı limonlu kekin üzerine döktüğü glazür karışımı kıvamına getiriyordu Züleyha Hanımı. Her kadının gönlünde demir eriten fırın suretinde bir adam yatardı. Züleyha Hanımın gönlündeki bu fırının adı Rıfat Beydi. Heyhat, kimselerin haberi yoktu Rıfat Bey adlı bu fırından. Fırın nasılsınız lafını duydıkça harlanır, sonra ağır ağır küllenirdi.

Baş parmakları ahşap bir et dövücü yardımıyla ezin. Teriyaki sosuyla bir kapta marine ettikten sonra en az yarım saat buzdolabında dinlendirin. Arzu ederseniz ızgarada baş parmağın bir tarafını pişirdikten sonra arkasını çevirir çevirmez bir parça çedar peyniri yerleştirin. Peynirler eriyene kadar pişirdikten sonra ızgaradan alın.

Kocası anadan doğma yayılmış yatarken, gözünün önünden tepsi tepsi et yemekleri geçiyordu Züleyha Hanımın. Allahım sen aklıma mukayet oldu dedi. Artık bu iş çığırından çıkmıştı. Kocasını dürttü,

‘’Kalk Ziya, uyan. Elimden bir kaza çıkmadan giy şu pijamalarını. Allahını seversen yatma yanımda cıbıl cıbıl. Hem bak her bir yanın tutulur sabah uyandığında. Gözünü seveyim üzerine bir şeyler giy’’

Züleyha Hanım sabahlığını üzerine geçirdiği gibi mutfakta aldı soluğu. Tek umudu buzdolabıydı. Hele bir yaz gelsin, karpuz rejimine başlayacaktı elbet. Şimdilik, elinden bir kaza çıkmadan, bir an önce yemeliydi.

 

Nefise Kahraman Salı, 31 Mayıs 2011 tarihinden beri altZine'dedir.



Yazarın altZine'deki diğer işleri için tıklayın:

altZine'de Gelecek Tema!

altZine'de bir sonraki tema: "Diş". Diş temalı çalışmalarınızı 30 Mayıs 2012 tarihine kadar tema@altzine.net adresine gönderebilirsiniz: altTema

gelecek_tema_metamorfoz


takip edin: 1061260918 677166248 rss
177180262