Mesafe

e-Posta Yazdır PDF

Çikolata kavanozunun dibine kadar daldırdığı kaşığı ağır ağır, döndürerek çekip çıkardı. Gözlerini bilgisayarın ekranından ayırmadan kaşığı ağzına soktu. Çikolatayı sıyırdı. Ağzından çıkardığı ıslak kaşığı yüzüne yaklaşıp uzaklaştırırken bir gözünü yumdu. Yansıması onu eğlendirmedi.

Kaşığı tekrar ağzına soktu. Yediği çikolatayla ilgili yüz kırk harflik bir ileti yazdı, paylaştı. Yedi bin üç yüz iki takipçisi vardı. Keyifle arkasına yaslandı. Her yazdığını okuyan, ne yazacağını merak eden binlerce insan! Pijamasının üzerine giydiği sarı hırkasına heyecanla, sıkıca sarıldı. Sesli gülmesi konforsuz odasının duvarlarına çarpıp yok oldu.

Avatarındaki güzel kadının, dolgun kırmızı dudaklarının arasında nazikçe sıkıştırılmış iştah açıcı bir kiraz vardı. Kaşığı ağzından çekip ince dudaklarını büzüştürdü. Ekrana eğilip, takip ettiklerinin yeni yıl iletilerini okudu. Yeni yıl, sevgili, parti, içki, sarhoşluk, seks. Güvenilmez erkekler, kızlar. Mayi-i bedenler akacak gece boyunca… İğrenç!

Masanın başından kalktı.  İzmaritlerin dışarı taştığı küllüğün yanından sigara paketini aldı. Balkona çıktı. Karşısındaki çatıda kaskatı bekleşen martılarla göz göze geldi. Kalın turuncu gagalar tehditkâr. Aşağıya, ıssız havuza takıldı gözleri. Naylon poşetler, boş cips paketleri, yapraklar suyun üzerinde soğuk rüzgârla titreşiyorlar. Su yoğun bir sıvı gibi. Mavi taşlar yosun tutmuş. Suya dalsam, o suyu orada her ne tutuyorsa tıkaç mı? Onu çeksem… Akıp gitsem.

İzmariti tombul parmaklarının arasında evirip çevirdi.  Bahçeye savurdu. Keskin bir ıslık sesi duydu. Eğildi, kapıcı izmariti iki parmağının ucuyla tutup havaya kaldırmış “Olmuyor ama böyle…” deyince “Elimden düştü” dedi bağırarak.  “Salak herif!” Sigara küllerine basarak içeri girdi.

Mutfağa gitti. Bayat mantar yemeğinin kapağını açıp kokladı. Yenebilir, çok kötü kokmuyor. Kirli tabaklarla dolu lavaboya göz ucuyla baktı. Dolabı açtı. Bardakların arasındaki tek kadehi aldı evirip çevirdi. Eğilip alt dolaba göz gezdirdi. Şarap kalmamış. Kadehi yerine bıraktı. Tencereyi kucakladı. Mutfaktan çıkmadan önce buzdolabının kapağındaki sarı yapışkan kâğıda not yazdı. ‘Şarap al.’ Bilgisayarın karşısına oturdu yine. Biraz düşündü. ‘Yılbaşında, sevgilimle parti veriyoruz. Takipçilerimden on kişi de bizimle birlikte olabilecek…’ yazdı, paylaştı.

Masadan aldığı kaşığı tencereye daldırdı. Kaşık mantarların arasında dolanırken, gözünü ekrandan hiç ayırmadı. İletisine gelen cevapları okudu. Yüksek sesle güldü. Çürümeye dönmüş yemeği yedi.

“İtiraf edin en az benim kadar yalnızsınız…” diye düşünürken kaşığı ağzına soktu. Boşalan tencereyi masaya bırakıp, çikolata kavanozuna uzandı.

 

Aynur Sakallıoğlu Pazartesi, 03 Ekim 2011 tarihinden beri altZine'dedir.



Yazarın altZine'deki diğer işleri için tıklayın:

altZine'de Gelecek Tema!

altZine'de bir sonraki tema: "Diş". Diş temalı çalışmalarınızı 30 Mayıs 2012 tarihine kadar tema@altzine.net adresine gönderebilirsiniz: altTema

gelecek_tema_metamorfoz