Kendine ve zihnine biraz zaman ayırabilenler için bir idman. Lütfen boşlukları doldurunuz (lütfen):
Cinsiyeti, yaşı, mesleği, doğup büyüdüğü yer
_______, ___, _______, ________________
En büyük korkunuz neydi/nelerdi; nedir/nelerdir?
10 yaşındayken –
20 yaşındayken –
30 yaşındayken –
40 yaşındayken –
50 yaşındayken –
Şimdi, bu yaşta -
Korkunun ecele faydası yok derler, ama belki de var: Korka korka susar da yerinde oturursan, etliğe sütlüğe karışmazsan bir kurşundan kurtulup yaşamını biraz olsun uzatma ihtimalin de var.
Korka korka, sürüne sürüne, bir akvaryumun çamurlu suyunda debelene debelene yaşama ve kendine ne kadar dayanabilirsin? Korku bedenini darmadağın eden, büküp katlayan bir elektroşok. Yaşamının zehri. Hem de kendi bedeninin ürettiği bir zehir.
Söyle, bu sayacaklarımın hangisinden korkarsın: Yüksekten, ateşten, böceklerden, sudan, karanlıktan, boğmaktan, boğulmaktan, uçaktan, uçmaktan, delirmekten, iğneden, kalabalıktan, yalnızlıktan, geceden, tecavüze uğramaktan, köpeklerden, kedilerden, yılanlardan, karşıdan karşıya geçmekten, uçurumdan düşmekten, kanserden, araba kullanmaktan, yürümekten, koşmaktan, bisiklete binmekten, hafıza kaybına uğramaktan, bütün kadınlardan, güzel kadınlardan, şişman kadınlardan, zayıf kadınlardan, bütün erkeklerden, sakallı erkeklerden, tek kaşlı erkeklerden, bağıran patronlardan, bağırmayan patronlardan, kapalı kapılardan, ölümden, hareketsiz kalmaktan, bütün insanlardan, bazı insanlardan, arılardan, örümcekten, yıldırımdan, mezarlıklardan, hayaletlerden, uzaylılardan, bombalardan, teröristlerden, çarpışan arabalardan, başarısızlığa uğramaktan, aptallardan, çirkinlerden, uzun boydan, fazla kastan, cücelerden, kamburlardan, canavarlardan, yaratıklardan, pislikten, derinlikten, kitaplardan, okumaktan, korku filmlerinden, hırsızlardan, ağaçlardan, kurbağalardan, cesetlerden, etten, sebzeden, yeni olandan, yolunu kaybetmekten, bilek burkulmasından, bilek kesilmesinden, nefes nefese kalmaktan, nefessiz kalmaktan, yorulmaktan, terlemekten, düşünceden, intihardan, aynalardan, sıcaktan, soğuktan, zehirlenmekten, kardan, dokunmaktan, dokunulmaktan, dans etmekten, aşağılanmaktan, başarısızlığa uğramaktan, başarıyı sürdürememekten, paradan, fakirlikten, çalmaktan, öldürmekten, uyumaktan, uyanmaktan, işini kaybetmekten, eşini kaybetmekten, çocuğunu kaybetmekten, aşağılanmaktan, kabızlıktan, ishalden, esir alınmaktan, işkence görmekten, palyaçolardan, bilgisayarlardan, teknolojiden, kuduz olmaktan, AIDS kapmaktan, karar almaktan, hata yapmaktan, şeytandan, Allah’tan, cehenneme gitmekten, doktordan, dişçiden, okuldan, kadın öğretmenden, erkek öğretmenden, matematikten, fizikten, kimyadan, kopya çekerken yakalanmaktan, üniversite sınavını kazanamamaktan, otoriteden, iş görüşmelerinden, haksız yere suçlanmaktan, yaftalanmaktan, haksız yere hapse girmekten, haklı yere hapse girmekten, özgür kalmaktan, baş dönmesinden, kusmaktan, başkalarının önünde soyunmaktan, başkalarının önünde düşüncelerini ifade etmekten, kaza geçirmekten, kaza geçirip sakat kalmaktan, sakat kalıp da ölememekten, yaşlılardan, yetimlerden, sokak çocuklarından, felç geçirmekten, beğenilmemekten, sevilmemekten, sevmekten, terk edilmekten, unutmaktan, terk etmekten, vazgeçmekten, bıçaktan, kan görmekten, kanamaktan, kanatmaktan, kötürüm kalmaktan, kör olmaktan, sağır olmaktan, bilgiden, bilinmeyenden, cadılardan, yabancılardan, göçmenlerden, azınlıklardan, çoğunluktan, diktatörlerden, sevişmekten, sevişememekten, evlenmekten, yaşlanmaktan, kel kalmaktan, kel görmekten, yanmaktan, donmaktan, güneşe çıkmaktan, homoseksüellerden, zencilerden, çingenelerden, Araplardan, Yahudilerden, Kürtlerden, Yunanlılardan, Ermenilerden, Türklerden, Avrupa’dan, Asya’dan, Afrika’dan, yolculuklardan, ilaçlardan, ameliyattan, hipnotize olmaktan, hamile kalmaktan, doğurmaktan, kısırlıktan, iktidarsızlıktan, boş evlerden, gülünç duruma düşmekten, anlaşılamamaktan, şaka yapmaktan, sisten, dumandan, şatolardan, camilerden, sinagoglardan, kiliselerden, dayak atmaktan, dayak yemekten, sarhoş olmaktan, konuşmaktan, sessizlikten, şarkı söylemekten, boğazının kesilmesinden, sorumluluk almaktan, siyahtan, kelimelerden, evet demekten, hayır demekten, reddedilmekten, beklemekten, bekletmekten, çok şey beklemekten, tembellikten, çalışmaktan, sabahlamaktan, ceza almaktan, ceza vermekten, bağırmaktan, azarlanmaktan, tümörlerden, menopozdan, adet görmekten, askerlikten, ateş etmekten, silahtan, silahlılardan, yüzmekten, öğrenmekten, öğretmekten, paylaşmaktan, saklamaktan, aldatmaktan, aldanmaktan, mikroplardan, hastanelerden, kilo almaktan, linç edilmekten, havasız kalmaktan, travestilerden, mastürbasyondan, cennetten, sınıfta kalmaktan, baş ağrısından, asansörde kalmaktan, katillerden, baş örtüsünden, çarşaflı kadınlardan, tesbihli erkeklerden, jipli erkeklerden, ojeli kadınlardan, mini etekten, kaynanadan, amcadan, dayıdan, gür sesten, öpmekten, öpülmekten, bağlanmaktan, aşık olmaktan, altına kaçırmaktan, telefonun çalmasından, düşünmekten, yağmurdan, zenginlikten, kilo vermekten, hakkını alamamaktan, haksızlık etmekten, uyuşturucudan, annenden, babandan, selülitten, kırışıklıklardan, eleştirilmekten, gölgelerden, gölgede kalmaktan, bakılmaktan, bakmaktan, göz göze gelmekten, köpekbalıklarından, Çinlilerden, Amerikalılardan, Ruslardan, komünizmden, komünistlerden, milliyetçilerden, solculardan, sağcılardan, dincilerden, dindarlardan, liberallerden, solaklardan, bağımlı kalmaktan, yatalak olmaktan, farelerden, hızdan, diri diri gömülmekten, kimseyi bir türlü memnun edememekten, kahkahadan, ayinlerden, yabancı dillerden, şekilsiz yüzlerden, 13’ten, onüçüncü cumadan, yasalardan, yaralanmaktan, yalandan, yalancılardan, yalanının ortaya çıkmasından, üniversite sınavını kazanamamaktan, polisten, yargıçlardan, avukatlardan, memurlardan, müdürlerden, kendinden, mutsuzluktan, mutluluktan, mutluluğu hak etmekten, yaşamaktan korkmak.
Olmayandan olabilecek diye, gelecekten gelebilecek diye korkmak - yapışkan bir hayalet gibi, gerçekle pek de bir ilgisi yok. Ya da en azından korkunun yaşandığı “an” ile doğrudan bir bağlantısı yok. Daha kötüsü de olabilirdi, daha iyisi de olabilirdi.
Korktuğun başına gelene kadar, korktuğun şey, korktuğun şeyin düşüncesinden ibaret. Elle tutabilir misin? Aynada görebilir misin?
Can kıymetli, can rahat ve huzur arıyor. İstikrar istiyor, güvenlik istiyor, sükunet istiyor, acıdan korkuyor. Konforlu dört duvarından sıyrılması demek, egosu zaten zar zor ayakta kalabilen bedenin yeni korkular üretmesi demek. Acıya, huzursuzluğa doğru yürümek hangi aklın kârıdır?
Sen de işte böylece, kitleler ibreti alem için yıldırıldıkça, başkasının acısı senin korkun oldukça, içine kapanır, soru sormaya, sokağa çıkmaya, pencereni açmaya, ışığını yakmaya, telefona bakmaya korkar da korkarsın.
Kendine döndükçe, dayanışmasız, yapayalnız, kupkurak, hasarlı bir organizmaya dönüşürsün.
Korktun mu? Çok mu korktun?
Oyunu oynayanlar:
Cinsiyeti, yaşı, mesleği, doğduğu büyüdüğü yer, halen yaşadığı yer
***
Kadın, 29, Muhasebeci, İstanbul
10’lu yaşlarda sevilmemekti. Sevilmedim ama ayakta kalmayı öğrendim.
20’li yaşlarda korkum 27 yaşında ölmekti. Ölmedim ve hayatta kalmayı öğrendim.
Şimdi en büyük korkum yalnız kalmak; ama yine bir şekilde ayakta kalırım.
***
Erkek, 40, Yazar, Sydney
10 yaşında korkum, annemin ya da kardeşlerimden birinin evi terk edip bir daha dönmemesiydi.
20 yaşımda sanki hiçbir şeyden korkmuyor gibiydim.
24 yaşımda intihar etmek üzereymişim de farkında değilmişim korkusu belirdi. Sanki kontrolümü yavaş yavaş kaybediyordum ve bundan hiç haberim yoktu. Anlatması zor.
34 yaşımda kalabalık metrolardan korkar oldum. New York’ta yaşadığım sıralardı.
Şimdi, yatağımda ya da duşta dev bir örümcekle burun buruna gelmekten korkuyorum.
***
Kadın, 31, Çevirmen, İstanbul
Valla bunların hepsinin cevabı üreme fobisi. Ama tali cevaplar gerekirse:
6-8 yaşlarında, tam hatırlamiyorum, okul de.
20 yaşında, sanki o yaşlarda hiçbir şeyden korkmuyordum
24 yaşında arkadaşlıklarımın bitmesi.
Şimdi, annemin ölmesinden çok korkuyorum.
***
Kadın, 36, Halkla İlişkiler Uzmanı, Dublin
10 yaşında, anne-babamın ayrılmasından korkardım. Hâlâ beraberler.
20 yaşında, pek bir şeyden korkmuyor gibiydim. Belki başarısızlık korkusu diyelim, 21 yaşında üniversiteyi bitirdiğim sıralar.
30 yaşında, hayatta yalnız kalacağım, kimseyi bulamayacağım korkusu. Sonra buldum ve evlendim. Hâlâ evliyim.
Şimdi, Ölüm. Aslında ölüm korkusunu bütün yaşlara yayabilirsin.
***
Kadın, 30, Yazar, İstanbul
11 yaşında, Anadolu lisesini kazanamamaktan çok korkuyordum.
16-17 yaşlarında, delirmekten korktum. Hâlâ da korkuyorum, ama bu aralar biraz azaldı gibi.
20 yaşında, işkence görmek, haksız yere hapse girme korkusu. Belki o zamanlar korkular heyecanla karışıktı, o kadar uyku kaçırmıyordu.
Şimdi – İşinden olmak, işkence görmek, haksız yere hapse girmek, delirmek.
***
Kadın, 28, Ressam, İzmir
10 yaşında, acayip utangaçtım; sosyallikten, insanlardan, insan gruplarından ve ilgi merkezi olmak zorunda kalmaktan korkardım.
20’lerde bayağı bir korkusuzlaştım. Ama galiba Amerika -Türkiye arası gidip geliyoruz ya; oraya gidince buraya dönememek, buraya gelince oraya dönememekten çok korkar oldum - hâlâ da korkarım gerçi.
Şimdilerde o kadar çok korkum var ki. Ama en çok öne çıkanı, ben uzaktayken ailemin ölmesi. En kötüsü bu galiba.
***
Kadın, 19, Öğrenci, Dubai
10 yaşında, en büyük korkum kapalı bir odada tek başıma kalmak, ya da herhangi bir yerde annemden uzak olmaktı.
15 yaşında çok utangaçtım. İnsanlarla iletişim kurmaya korkardım.
Şimdi - Yalnız kalmak.
***
Erkek, 38, Öğretim Üyesi, Kahire
Her yaşta, bir başarısızlık korkusu vardı.
Özellikle, 10 yaşında vücudumun nasıl gelişeceği, alacağı şekilden korkuyordum.
10 ve muhtemelen de 20 yaşında baba korkusu.
20 yaşında, ne yapacağını bilememek, şu güne kadar da geçmiş değil.
30’unda, bir yerlerde takılı kalmak ve kendi ördüğün kalıpların dışına çıkamamak. Şu güne kadar da hâlâ devam eden bir korku.
Yaşlandıkça, ya da şimdilerde, yaşam saatini daha derinden hissettikçe, korkuların daha çok doğru kararı verememek üzerine yoğunlaşıyor.
Ama geriye dönüp baktığımda bütün bu korkuları bir şekilde hep taşımış olduğumu görüyorum.
***
Kadın, 37, Tasarımcı, Beyrut
Lübnan iç savaşı zamanlarında, sürekli kaçarak, saklanarak, bir barınaktan bir barınağa sığınarak büyüdüm.
10 yaşında, bomba korkusu, sürekli bir yakalanma, bulunma korkusu. Ve ailemi kaybetme korkusu. 10’lu yaşlarımda yıllar yılı sürekli iki aynı rüyayı gördüm: O çok sevdiğim denizden gelen bir dalgada boğulduğumu; ve bir labirentte kaybolup kaçacak yol olarak dev bir bavulun içine sığındığımı. Bir gece rüyamda bir helikopterin beni boğulmaktan kurtardığını gördüm ve o geceden sonra bu korkulu rüyalar birden kesildi.
20’li yaşlarda, okulda başarısızlık, kariyerimde başarısızlık, duygusal hayatımda başarısızlık.
30’lu yaşlarda ve şimdi, oğluma iyi bir hayat sağlayamamak.
***
Kadın, 37, Çaycı, Manila
8-9 yaşlarımda boğulma tehlikesi geçirdim. Sudan korkmaya başladım.
19 -20 yaşlarında, okulu bitiremeyeceğimden korkuyordum. Evdeki tek kız çocuğu benim, hep anneme yardım etmem gerekiyordu.
30 yaşımda çocuk doğuramamaktan korkuyordum.
Şimdi, hâlâ sudan korkuyorum, okulumu hiç bitiremedim ve çocuk doğuramadım. Ama evlat edindim ve şimdi bu yaşta, oğluma ve aileme yeterince yardım edememekten, onlara istediklerini veremekten korkuyorum.



