
Gregor Samsa bir sabah uyandığında içinde bulunduğu ‘Dönüşüm’ adlı metnin Webdings karakterleri ile yazılı olduğunu görür.
“Başıma gelmeyen bir bu kalmıştı...” diye söylenerek doğrulmaya çalıştığında, etrafındaki imgelerin hiçbirine aşina olmadığını fark etmesiyle tüm bunaltıcı düşleri başına yıkılmışçasına sersemler. Sersem kafayla metinden dışarı sarktığında, masaüstündeki Geri Dönüşüm Kutusunu görünce titreyerek yerine dönüp okurunu beklemeye başlar. Yazarı öleli neredeyse bir asır olmasına rağmen içinde bulunduğu metni ne yazık ki hâlâ ezbere bilmemektedir. Kelimeleri salt birer nesne olarak görmekte, o şekilde hayatını sürdürürken biri tarafından okunan metin her defasında sil-baştan başka bir şekilde anlamlandırılmakta, bu süreç içinde Gregor bir süre varoluşunun keyfini sürdükten sonra belleği âdeta sıfırlanmaktadır. İlk cümlede kendi adının bulunduğunu anımsayacak kadar hafızalı bir böcek olduğunu hayal meyal hatırladığından, “en azından adımı biliyorum, hiç yoktan iyidir, harflerin şekline de alıştım, yabancılık hissetmiyorum,” diyerek bunca sene kendini avutarak boş vakitlerinde yan gelip yattığına bin pişman olmuştur. Bir böcek olarak metindeki işlevi konusunda pek kafa yormamış olmasının diğer sebebi, okunmadan kalan ender metinlerden birinin içinde bulunması, dolayısıyla kendi başına kalıp derin düşüncelere dalacak boş zamanı olmamasıdır. Uyanalı bir dakikayı geçmiş olmasına rağmen bu vakte kadar metnin defalarca okunmaya başlanmış olması gerektiği kafasına dank ettiğinde, endişesi artmaya başlar. Böcek olduğunu bilmesi ve topu topu yedi farklı harften oluşan isim ve soyadını kullanarak, deneme yanılma yöntemi ile koca metnin şifresini çözmesi mümkün gözükmemektedir.
Son yıllarda aldığı uyarılara rağmen teknoloji ile pek alakadar olamadığına hayıflanırken, hiçbir anlam veremediği kodları çözümlemesi için Microsoft çalışanlarıyla irtibata geçmeyi düşünür ama bir böcek olarak atacağı e-postada virüs kısmında takılacağını, açacağı telefonda söyleyeceklerini kimsenin ciddiye almayacağını, şahsi olarak görüşmeye giderse de ezilme tehlikesi ile karşı karşıya kalacağını bildiğinden, bu fikrinden kısa sürede vazgeçer.
Bunca sene, okurların bir kısmı varlığını şaşkınlık, heyecan ve acıma ile kabul etmiş, fakat metni okuyup bitirdikten sonra onu sadece kurmaca bir karakter olarak gördükleri anlaşılmıştır. Nitekim Gregor Samsa, okurların buzdolabının altından sürünerek çıkan böcek türevlerini tiksintiyle öldürmeye devam ediyor oluşlarına bir türlü anlam verememiştir. Böcek olarak varlığı tamamen kabullenilmemiş olmasına ve hemcinslerinden bu kadar nefret edilmesine karşın, Gregor Samsa, ‘metamorfoz’ dendiğinde ilk akla gelenin kendisi olduğunu bildiğinden, her defasında kendini önemli biri olarak görmektedir. Gerçek anlamda ‘gerçek’ olduğuna inanan az sayıda sadık okuruyla - akli dengeleri yerinde olmadığı gerekçesiyle toplumdan dışlanmış olduklarından - daha sık buluşabilmiş ve daha evvel hiç keşfedilmeyen bölgelerde yolculuk yapmıştır fakat dönüşüne dair hiçbir şey hatırlamamaktadır. Bir kısım okur ise kafasını karıştırmaktan başka bir işe yaramamıştır; üstelik metin içinde bile bir böcek olduğundan şüphe duyanlar, sadece sembolik olduğunu düşünenler olduğunu görünce derinden sarılmış, varoluşu ile ilgili çok ciddi şüphe içine düşmüştür. Seneler geçtikçe akıbeti hakkındaki merakı da gittikçe artmış, “metni okuyarak bana anlam katan şu okurlar olmasaydı, sadece bir böcek olduğumu bilerek yaşamak katlanılmaz olurdu” diye düşünmesine rağmen elini bir türlü taşın altına sokmamıştır.
İçinde bulunduğu bu anlaşılmazlık durumunun verdiği yabancılaşma hisleriyle, kendisini böceğe dönüştüren Franz Kafka’ya hayıflanmasına rağmen, senelerdir sürdürdüğü gizli saltanatının yaratıcısına olan şükran borcunu asla ödeyemeyeceğini, zavallı Franz öldüğü halde, kendisinin katlanarak büyümekte olduğunu görebilen ölümsüzlerden biri olduğunu hatırlayıp duygulanır ve webdings karakterleri ile yazılmış bir metin içindeki varlığını tam kabul edecekken beklenmedik bir gelişmeyle derinden sarsılır.
Okurlardan biri; 'webdings karakterleri göremiyorum ben burada, bildiğimiz harfler, hepsini de anladım,' diyerek hayal kırıklığını dile getirir. Oysa Gregor etrafına baktığında anlam veremediği nesnelerle çevrili olduğuna emindir, üstelik kendisiyle aynı web tarayıcısını kullanan bir kısım okuru da benzer hisleri paylaştıklarını dile getirmişlerdir.
Başına gelen bu son dakika talihsizliği yüzünden webdings alfabesini sorumlu tutmak, çağa ayak uyduramamaktan da öte, hayal gücünün teknoloji karşısında ne kadar cılız kalmış olduğunu kabullenmek olacaktır. Bu durumun yaratacağı aşağılık hislerinin ağırlığı altında kalan Gregor Samsa, bir böcek ikonuna dönüşmeye bile razı olabileceğini belirterek, metni teknolojik imkânlar dâhilinde sorun yaşamadan okuyabilecek ve deşifre edecek emektar okurunu büyük bir sabırla beklemeye koyulur.




