“İspanya’da dövüşen gönüllüler, bu savaşın anılarını yüreklerinde bir yara gibi taşımışlardır. Çünkü insan, haklı olduğu halde yenilebileceğini, zorbalığın gayrete boyun eğdireceğini, kimi zaman cesaretin mükafatı olmadığını İspanya’da öğrenmiştir.”
Albert Camus
Can havliyle ve insanlık dışı koşullarla mücadele eden milisler için, yola çıkılan davanın sesi kısılmış olur. Siperin arkasında sadece hayatta kalma mücadelesi vardır. “Katalonya’ya Selam”, George Orwell gibi büyük bir yazarın, İspanya İç Savaşı gibi anlaşılması güç bir savaştaki gözlemlerini aktardığı bir anı-roman. George Orwell’ın yukarıda yer alan ve Albert Camus’den alıntıladığı sözlerle başlayan roman, sade ve bu sadelikten kaynaklanan çarpıcı dili sayesinde, İspanya İç Savaşı’nın anlamı ve sonuçlarının anlamsızlığını gözler önüne seriyor. Orwell, bir halkın küresel çıkarlarla belirlenen kaderinin nasıl ve kimler tarafından şekillendiği, hangi dönemeçlerde alınan kararların cephedeki sıcak savaşı yönlendirdiğini ortaya koyuyor. Savaş politikalarının dünyayı yönlendirmeye devam ettiği bu sıcak günlerde bir çok şeyin hâlâ değişmemiş olduğunu görüyoruz. Büyük aktörler sadece kendi çıkarları için el altından nasıl da karşıt polikaları destekliyorlar ve cephede savaşan halk nasıl da düşmana karşı mücadele ettiğini zannederken, kendini komşusuna ya da akrabasına karşı savaşırken buluyor.
Bu kitap aynı zamanda George Orwell’ın en önemli eserleri olan “1984” ve “Hayvan Çiftliği”nin politik arka planını oluşturuyor. Adı geçen kitaplar Orwell’ın ütopyalarını ustaca ortaya koyduğu başyapıtlar. Olması gerektiğini düşündüğü sistemleri ya da sistem eleştirilerini kurgularken, Orwell’ın gözlemlerini İspanya İç Savaşı’nda faşistlere karşı verilen mücadeleye dayandırmış olduğunu fark ediyoruz. Kısaca bu kitap için George Orwell’ın vizyonunu analiz edebileceğimiz bir otobiyografik roman diyebiliriz. Yazar yer yer kendini bilinçsiz olmakla eleştirmiş. Politik dinamikler hakkındaki bilgisizliğini sakınmadan ortaya koymuş. Kitabı yayına hazırlarken, savaş sırasında yaşadıklarını tekrar tekrar irdelemiş ve aklındaki boşlukları araştırarak doldurmuş. Yazıya döktüğü zaman ise gerçekleşen olayları kendine de açıklamaya çalışıyormuş gibi bir samimiyetle detayları paylaştığını hissediyorsunuz. Böyle olunca anlaşılması daha kolay, akıcı bir dil ortaya çıkmış. Oldukça başarılı bir şekilde canlandırılmış çatışma sahnelerinde siz de okur olarak heyecana ve gerilime ortak oluyorsunuz. Oysa ki Orwell sizi bu noktada ters köşeye yatırmayı başarıyor. Bir macera filmini merakla seyretme konumundan sıyrılıp savaşın anlamsızlığı ve vahşetiyle burun buruna kalıyorsunuz. Yazar, eleştirel bir gözle aktardığı savaşta yenilenlerin tarafındaki duruşu sebebiyle kitabın yazıldığı yıllarda yayımlanması konusunda sıkıntı yaşamış.
“Katalonya’ya Selam” aynı zamanda BGST Yayınları Edebiyat Serisi’nin ilk kitabı. Bu kitabın serinin ilk kitabı olması bir yandan da BGST Yayınları’nın edebiyat başlığı altında yapacağı yayınların da dramaturjik yaklaşımını ortaya koyuyor. Bu seride yayımlanacak kitapları takip ederek, kabul görecekleri zamandan çok önce ve yeni birşeyler söyleyerek ortaya çıkacak edebiyat eserlerini göreceğimizi düşünüyorum.
BGST Yayınları hakkında daha detaylı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
http://www.bgst.org/bgst/yayin/Hakkinda.asp






