
Chameleon bir Herbie Hancock bestesi. 1973 Ekim'inde piyasa çıkan Headhunters adlı albümün giriş şarkısı. 15 dakika 41 saniyelik bu parça sürekli tekrar eden bir bas melodisi ve 2 akor üzerine kurulu. Cazla ve özellikle fusion cazla bir şekilde yolu kesişmiş olan müzik dinleyicilerinin aşina olabilecekleri, son derece karakteristik bir bas melodisine sahip Chameleon.
(neden bahsettiğimi melodiyi dinleyerek anlayabilirsiniz, bu bir konser kaydı)
Geçen haftalardan birinde, bir geceyarısı gözlerimi huzurlu bir uykudan odamın karanlığına açtığımda zihnimde Chameleon'un bas melodisi tınlıyordu. Melodinin uyandığım anda mı zihnime düştüğünü yoksa uykuyla uyanıklık arasındaki ince çizgide zaten oralarda bir yerlerde mi olduğunu bilemiyorum. Ama kesin olan bir şey vardı ki zihnimdeki sesler Chameleon'a aitti. En son yaklaşık 15 yıl kadar önce dinlediğim bir şarkının nasıl olup da bir geceyarısı kafamın içinde dönüp durabildiği sorusuna yanıtlar ararken kendimi bu yazıyı yazarken buldum.
Chameleon, Herbie Hancock ve müziğinin cazdaki farklı bir damarı keşfetmesi ve bu damar üzerinde ilerlemesinin ilk işaretleri olarak anılır. Caz müziğinde elektrikli klavyelerin kullanımında öncü rol oynan müzisyenlerin başında gelen Hancock, Headhunters albümünde cazın fusion, funk diye sınıflandırılacak türünün ilk örneklerinden de birini verir. 1973 yılından bu yana bir çok müzisyenin (hatta Herbie Hancock'un kendisinin de) defalarca farklı şekillerde yorumladığı bu şarkı, caz tarhinin standartları arasında yerini alır. Özellikle, sadece iki akordan oluşan yapısı (Bbm7 ve Eb7) ve altyapıda yer alan karakteristik bas melodisi, cazın değişmez özelliği doğaçlamaya son derece elverişli bir alan yaratır müzisyenler için. Bu satırların yazarıyla yaşıt olan Chameleon'un yüzlerce müzisyene ilham kaynağı olan bas melodisi, bir çok farklı enstrümandan çıkan bir çok farklı notaya evsahipliği yapar bir bakıma, tarihteki yaşantısı boyunca: Bir grup tanınmış caz müzisyeninin, yaptıkları müziğe (ve tabii ki Herbie Hancock'a) duydukları saygıyı gösterdikleri bir konserde; dünyanın herhangi bir köşesinde bir okul köşesinde, bir garajda ya da stüdyoda bir araya gelen bir kaç kişinin (başarılı ya da başarısız bir biçimde) groove'u yakalamaya çalışan notalarında ya da bir geceyarısı, yıllar önce işittiği o basit notaların etkisini tam da o anda dışavurmaya karar veren bir bilincin uyku ile uyanıklık arasındaki anlık yansımasında...
Chamaeleonidae familyasının üyesi bukalemun, yaşamının farklı evrelerinde farklı ortamlarda, farklı durumlarda derisinin rengini değiştirebilir. Tıpkı farklı müzisyenlerin Chameleon'u farklı ortamlarda farklı biçimlerde farklı notalarla yorumlamaları gibi... Tüm bunlara karşın, bukalemun varlığından bir şey yitirmez. Elde etiği ve geride bırakmış olduğu renklerin zenginliğinin kaynağı aslında kendisidir.
Tıpkı Chameleon'da olduğu gibi: Notalar, notaların kaynağı enstrümanlar, onları çalan kişiler sürekli değişir, geride kalan ise basit melodisiyle Chameleon'dur.
http://en.wikipedia.org/wiki/Herbie_Hancock




